BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ – UAE

Al Qudra Çölü | Dubai

Araç ile Dubai’ye 30-40 dakikalık bir mesafede olan Al Qudra vahası ve çölü Dubai’nin güneyinde kalıyor. Buraya giderken Dubai’nin arkanızda bıraktığınız ikonik görüntüsünü aracınızın dikiz aynasından seyredebilirsiniz. Yolun sağında ve solunda devasa yüksek gerilim elektrik hatları var. Ana dağıtım vanaları, polietilen içme suyu boruları ve örümcek ağı gibi şehri saran damla sulama boruları gözle görülüyor. Tüm bunlar Dubai’ye elektrik, içme ve sulama suyu taşıyor. Yollardayız ve vardiya çıkışı beyaz Tata otobüslerde tıklım tıklım Hintli, Bangladeşli esmer tenli ırgatlar “evlerine” taşınıyor. Biz de gün batımını yakalamak üzere güneye doğru açılmakla meşgulüz. Navigasyondan yolu takip ederken gözüme çölün ortasında yuvarlak yeşil daireler çarpıyor. Yeşil dairelerin ne olduğuna dair fikir yürütmeye çalışırken bunların yapay sulamayla kurulan çiftlikler olduğunu öğreniyorum.

Bizi ilk önce ufak takım adalardan oluşan bir vaha karşılıyor. Hayal gördüğümü sanıyorum ama vaha gerçek. Flamingolar, kuğular, ördekler vb. 170’ten fazla kuş türüne ev sahipliği yaptığı söylenen 7 vahayı ve kuşları gözlem kulelerinden seyredebiliyorsunuz. Göletler sığ ve içerisinde yüzülmüyor. İnsan eliyle bir vaha konsepti ve mini bir ekosistem yaratılmaya çalışılmış. Göl tek başına çok etkileyici değil fakat çölün ortasında olduğunu düşünürsek etkileyici özellik kazanıyor.
Al Qudra yolu Dubai’nin maceraperestleri arasında da popüler bir destinasyon.
Hem yerel yabani hayvanları görme şansı yaratması hem de muhteşem çöl manzarasıyla profesyonel/amatör pek çok bisikletçinin tercih ettiği bir parkur. Karayoluna paralel özel bisiklet yolu mevcut. Vahaya ulaşmadan evvel sizi parkur üzerinde bisikletçiler için oluşturulmuş dinlenme alanları ve bisiklet klubüne ev sahipliği yapan bir bisiklet mağazası karşılıyor.Parkurun uzunluğu yaklaşık 87 km uzunluğunda. Profesyonel ve amatör pek çok bisikletçinin tercih ettiği bir parkur. Bazıları en iyi pedallama zamanının gün doğumu olduğunu söylüyor çünkü manzarayı ve sabah esintisini arkanıza almanın eşsiz bir his olduğunu düşünüyorlar ancak gün batımı da güzel bir pedallama zamanı.

Çölde kamp ve çölde bisiklete binme fikrine ben de ilk etapta şaşırdım. Bunu ahmaklık olarak düşündüm. Şimdi düşününce tüm bu aktivitelerin otantik ve eşsiz bir keyif olduğunu anlıyorum. Kışın sıcaklık seviyesi daha makul ve kamp yapmaya müsait. İnsanlar özel araçlarının bagajlarını ağzına kadar kamp malzemeleriyle doldurup buraya geliyor ve vahanın yanında nargilelerini içerek haftasonu tatillerini keyifle değerlendiriyor. Araçlar vahanın etrafına park edilerek kamp/piknik yapılıyor genelde. Çölün ıssızlığına ve sessizliğine doğru açılmak isteyen de oluyor. Bunu araç ile yapmak isterseniz ancak 4×4 bir araç ile yapabilirsiniz.

Aracı olmayanlar için çöl safarisi turları yapılıyor. Bu turlara katılmak isterseniz önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Tabi 4×4 araç dahi ince kumda batıp patinaj yapacağından aracın lastiklerinin özel balon lastikle değiştirilmesi gerekiyor. Bu lastikler daha iri, daha yassı ve tam şişirilmeyince başarılı bir performans veriyor. Yine de batmayacağının garantisi yok elbette. Biz de araç yolundan gidebildiğimiz yere kadar gidip aracı bir kenara park ediyoruz. İner inmez ilk işim yere temas etmek oluyor. Ayakkabılarımı çıkarıp arabada bırakarak çıplak ayakla yürümeye başlıyorum. Kum inanılmaz derecede ince tanecikli. İpeksi bir yumuşaklığı var. Rengi açık. Kumun renginin kızıla çaldığı yerler de var. Kum taneciklerini yakından gördükten sonra olası bir kum fırtınasında ne kadar toz kaldırabileceğini tahayyül edebiliyorum. Avucumdan avucuma kum gezdiriyorum ve kumun su gibi akışını izlemek hoşuma gidiyor. Kum tepeleri kaygan ve kayarak aşağı yuvarlanmak mümkün.

Çöl ile ilk tanışmamda içimde yarattığı yolculuğa gelince; bir kere yarattığı ferahlık hissi tam bir ruhsal terapi. Sessiz, ıssız, ucu bucağı görünmeyen ve alabildiğine geniş bir yerde insan varoluşunu sorguluyor. “Çöllere düşmek” ifadesinin neden insanın mâna arayışıyla özdeşleştirildiği kavrıyorum. Güneş veda etmeye hazırlanıyor ve gün batımını güneşin bütün tonlarıyla izleyebilmenin hazzını yaşayarak güne elveda diyorum.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close